|
Yuvacık, mevsimlerini bize yine tüm cömertliği ile sunmaya devam ediyor. Kış geldi, havalar soğudu, artık oralarda yapacak bir şey yok deyip Yuvacık'ı şimdiden kestirip atmamak gerekiyor. Sonbaharda da Yuvacık bambaşka güzelliklere bürünüyor. Yine bir Pazar günü, soğuk demeden, üşenmeden Yuvacık'ın yolunu tutuyoruz. Fotoğraf makinemizle sonbahar karelerini yakalayacağımız için çok mutluyuz. Yanılmıyoruz da... Sararmış yapraklar dağ eteklerinde bize pırıl pırıl bakıyorlar. Yağmurla beraber toprak yine yeşile bürünmüş. Altta yeşilin, üstte sarının tonları günlerce gözümüzün önünden silinmeyecek kadar güzel. Sonbahar Yuvacık'ın kestane mevsimi... Biz de bu lezzetli ve yüzde yüz doğal kestanelerin keyfini çıkartmak istiyoruz. Kestane lezzetli olduğu kadar, bir o kadar da bol. Kestane ağaçlarının altında, yuvalarında büyüklü küçüklü kestaneleri bulup çıkarmak bizim gibi doğadan uzak yaşayanlar için, hem çok eğlenceli hem de oldukça ilginç bir deneyim. Dalından kestane toplamanın tadını aldıktan sonra, bir de odun ateşi üzerinde pişirilmiş mis kokulu kestanelerin keyfini çıkarmak için muhteşem bir manzarya sahip olan Dostlar Mekanı'na doğru yola çıkıyoruz. İnsanın içini ısıtan bir güneşin altında, sıcacık kestanelerle beraber, yine sıcacık bir çay keyfi, haftanın tüm yorgunluğunu atıyor üzerimizden. Etraf sessiz ve oldukça huzurlu...Doğanın göbeğinde, büyük şehrin stresinden uzakta, sadece dinginliğin sesi var. Buraya ömür boyu doyacağımızı hiç sanmıyoruz...
|